Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılırsınız.

Mantar matın hikayesi

Posted by Yogacat Türkiye 30/11/-0001 0 Comment(s) Alışveriş,Yogik Yaşam,



Yogacat Organic Touch Matlarında, Doğal Meşe Mantarı kullanılmaktadır. Bu kaplama yüzey, Mantar Meşesi adı verilen özel bir cins ağacın kabuklarından elde edilir. Şişelerde kullanılan mantar tıpalar da bu malzemeden yapılmaktadır. Peki meşe mantarı söylendiği kadar doğal ve çevreye zararsız mı? Bu yazımızda meşe mantarının üretim süreçlerini aktaracağız.


Meşe mantarı, bilimsel adı Qercus Suber olan ağacın kabuklarından elde edilmektedir. Ağaç Akdenize has endemik bir bitkidir ve geçmişi 3. jeolojik zamana tarihlenmektedir. Ağacın kabuklarından elde edilen mantar su geçirmez özellikte ve ısıya dayanıklı yapıdadır. Hafif, esnek, dayanıklı ve yüksek yalıtkan özelliği sayesinde NASA tarafından uzay araçlarının gövde içi kaplamalarında da kullanıldığı bilinmektedir. Mantarın elde edildiği kabuk, ağacın gövdesinde doğal olarak gelişir ve sürekli kalınlaşma eğilimindedir. Hasat edilmediği taktirde 25 cm kalınlığa ulaşabilir.

Mantar, ağacın kabuğunun soyularak alınması ile elde edilir. Bu hasat işlemi 9 yılda bir yapılır ve hasat edilecek ağacın en az 25 yaşında olması gerekir. İlk hasattan sağlanan ürün düşük kaliteli olduğundan, kaliteli ürün için 9 yıl daha beklenmesi gerekir. Yani bir ağaçtan ürün alınması için 34-35 yıl beklenmelidir. En kaliteli mantarlar ise en az 70 yaşındaki ağaçlardan elde edilebilmektedir. Soyma işlemi el emeği ile yapılır. Toplanan mantar kurutulur ve işlenmek üzere kullanıma hazır hale gelir. Hasat işlemi ağaca kesinlikle zarar vermez, meşe ağacı kabuğunu tekrar üretmeye başlar ve böylelikle sürdürülebilir bir üretim sağlanır. Her 9 yılda bir yapılan hasat, 150-200 yıl sürdürülebilir. Üstelik elde edilen materyal %100 geri dönüştürülebilir, farklı amaçlar ile tekrar kullanılabilir.
Meşe mantarı çevre dostu sürdürülebilir geleneksel tarıma en iyi örneklerden birisi olarak kabul edilmektedir.

Mantar meşesi, çeşitli kuşlara ve soyu tükenme tehlikesinde olan İberya Vaşağı gibi birçok canlıya habitat sağlamaktadır ve biyo çeşitlilik için büyük öneme sahiptir. Dünyada mantar meşelerinin kapladığı alanların %34’ü Portekiz’de, %27’si İspanya’da, %18’i Fas’ta, %4’ü Tunus’ta, %3’ü Fransa’da ve %3’ü İtalya’da bulunmaktadır. Portekiz en büyük üretici konumundadır.

Mantar meşeleri Potekiz’de Montado denilen tarımsal-ormancılık sistemi uygulanarak yetiştirilmektedir. Mantar üretiminin, Portekiz’in önemli ekonomik aktivitelerinden biri olması sebebiyle Mantar Meşeleri kanunen korunmaktadır ve mantar meşesi kesmek 1970’den beri suç sayılmaktadır. Ayrıca Portekiz’in güneyinde yoğunlukla mantar meşesi bulunan alanlar UNESCO dünya kültür mirası aday listesine girmiştir ve yakın zamanda kültür mirası listesine ve UNESCO koruması altına girmesi beklenmektedir.

Portekiz’in Alentejo bölgesi, Agua de Mouro kasabasında bulunan mantar meşesi, dünyanın en yaşlı ve en büyük mantar meşesi ağacı ünvanını elinde bulunduruyor. 1783 yılında dikilen, yani şu anda 236 yaşında olan bu ağaç, adını üzerinde yaşayan ötücü kuşlardan alıyor. Gövde çapı 4m olan ağaç, Portekiz’de ulusal anıt statüsünde ve Avrupa’da 2018 yılın ağacı seçilmiş. 

Mantar meşelerinden elde edilen mantarlar, yoga matı, yalıtım levhası ve zemin döşemesi gibi birçok farklı alanda kullanılsa da, mantarların %66’sı ile şişe mantarı üretiliyor. Bu noktada şarapçılık sektörü, mantar talebini oluşturan en önemli endüstri durumunda oluyor. Ancak son yıllarda bazı şarap üreticileri geleneksel organik mantar yerine sentetik tıpaları kullanıyor. Bu durum mantar meşeleri için dolaylı olarak tehlike arz ediyor. Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı WWF’ye göre sentetik tıpalar popülerleşmeye devam ederse, Akdeniz Havzasındaki mantar meşesi ağaçları yeterince ekonomik getiri sunmadığı gerekçesiyle kesilebilir ve mantar meşesi ormanları yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. Yapılan bir araştırmaya göre mantar tıpalar ile karşılaştırıldığında, plastik tıpaların üretiminde 10 kat, alüminyum tıpaların üretim sürecinde ise 26 kat daha fazla sera gazı atmosfere salınıyor. Yani sentetik tıpaların tercih edilmesi mantar meşelerinin geleceğini tehdit etmekle kalmıyor, doğrudan küresel iklim değişikliğini de tetikliyor.

Mantar meşesi ile üretilen matlar, hem doğal dokunuşları hem de çevreci olması ile öne çıkıyor. Kullandığınız her bir doğal meşe mantarı ürünü, Portekiz'de doğal hayatın korunmasına dolaylı ama önemli bir destek sağlıyor. 

Leave a Comment